WHATSAPP SORUNSALI

Dünya şartlarının değişmesiyle insanoğlunun iletişim biçimi dumanlaşmadan görüntülü sohbete kadar gelişmiştir. Bugün Türkiye’de yaşayan her yaşta vatandaşımız Facebook, İnstagram, Twitter, Whatsapp gibi sosyal mecraları kullanmaktadır. Bu mecraların ne kadar güvenli olduğu konusunda hepimizin aklında bir soru işareti bulunmaktadır. Hele ki Whatsapp’ın kullanım şartlarını 8 Şubat’ta değiştireceğini duyurmasından sonra tedirginlikler daha fazla artmaya başladı.

Birçok teknoloji şirket yetkilileri ve iletişim uzmanları, WhatsApp’ın son kullanım şartları değişikliğinin kafa karıştırıcı olduğunu ve kararın veri güvenliği ile ilgili önemli bir kırmızı çizgiyi geçtiğini iddia etti.

Söz konusu bilgilendirme metninde yönlendirme yapılan Gizlilik Politikasında ise, hangi verilerin hangi amaçlarla işleneceği ifade edilmekle birlikte, işlenen kişisel verilerin WhatsApp tarafından yurtdışında yerleşik bulunan hizmet aldığı ve hizmet verdiği Facebook grup şirketleri, tedarikçileri, iş ortakları, hizmet sağlayıcıları ve diğer üçüncü taraf veri sorumluları gibi net olarak belirli olmayan taraflara teknik destek, teslimat ve diğer hizmetleri sağlamak, araştırma yapmak, pazarlama ve anket vb. gibi yine belirli olmayan amaçlarla aktarılacağının ifade edilmekte olduğu Kurul tarafından gözlendi.

Facebook sahibi Mark Zuckerberg’in İnstagram ve Whatsapp’ı almasıyla bu üç program birbiriyle bağlantılı hale getirilmeye çalışıldı. Peki Whatsapp kullanım sözleşmesinde Facebook’a aktarılacak bilgilerimiz nelerdir?

Aktarılacak bilgiler mesajlaşma içeriklerimiz olmamakla beraber kişisel verilerimizden olan hesap bilgilerimiz, aktivasyon, lokasyon, -e posta , IP adresi gibi bilgiler merkezi Amerika’da olan Facebook ve yan şirketlerine aktarılacağı bilinmektedir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na göre ilgili kişinin açık rızası olmadan yurt dışına aktarılamayacağı yer almaktadır. Ancak belli şartlar halinde açık rıza aranmadan yurt dışına aktarılabileceği yer almaktadır. Whatsapp ile kullanıcılar arasında iletişimin sağlanmasının yıllık cüzi bir ücret alınacağına dair bir sözleşme kurulum esnasında kullanıcıların karşısına çıkmaktadır. Sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli kişisel veriler kanun gereği taraflardan istenebilir. Ancak Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına dair bugüne kadar güvenli ülke belirlenmemiştir. Yani Whatsapp’ın bilgilerimizi aktaracağı ülke olan Amerika, Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından güvenli ülke ilan edilmemiştir. Tüm bu yaşananların akabinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu Whatsapp hakkında inceleme başlatmıştır.

Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu açısından üst bir kurum olan Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun bile güvenli ülke olarak kabul etmediği bir ülkeye verilerimizin aktarılacak olması başlı  başına sorundur. Kurulun 08.02.2021 tarihinde ikinci bir açıklama yapacağını bildirmesine rağmen tahminim Kurul, Whatsapp’ın aktarıldığı ülke olan Amerika’yı güvenli ülke olarak kabul etmeyip kullanımı tamamen kişilerin iradesine bırakacağı yöndedir.

16.02.2018 tarihli ve 2018/19 sayılı Kurul kararında da belirtildiği üzere, öncelikle kişisel verilerin işlenmesi sırasında ilgili kişilerden alınan açık rıza, veri sorumluları tarafından bir hizmetin ifası için ön şart olarak ileri sürülemeyeceği yer almaktadır. Whatsapp’ın kullanıcıları bu yönde zorlaması iradeyi zorunlu kılan hukuka aykırı bir davranıştır.

Whatsapp’ın kullanım şartnamesini değiştirmesinin ardından birçok vatandaşımız Telegram , Signal gibi mesajlaşma programlarına geçmiştir. Bilişim uzmanlarına göre Telegram ve Signal’in uçtan uca şifreleme yöntemiyle mesajlaşma sisteminin daha güvenilir olduğu belirtilmiştir. Ancak vatandaşlarımızın bu mesajlaşma programlarına yönelmesiyle beraber Türkiye yetkilileri tarafından bu programlara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamış olması dikkatimi çekmektedir. Sosyal medyada insanlara karşı dolandırıcılık gibi birçok suç işlenebilirken birçok kişide sosyal medyayı suça araç olarak kullanmaktadır. Yarın bir suçta ,Örgüt suçlarında olduğu gibi, bu programların kullanımının belirli suçlarla iliştirilip iliştirilmeyeceği akıllarda soru işareti bırakmaktadır.  Bu nedenle ivedilikle Kurul tarafından Signal ve Telegram gibi uygulamaların güvenilirliği açıklanmalıdır.

Öte yandan hepimiz telefon, bilgisayar, tablet gibi elektronik aletleri kullanmaktayız. Yani aslına bakarsanız birçok kişisel verimizi çoktan birçok ülkeye farkında olmadan aktardık. Beni sorarsanız mecburen Whatsapp’ı kullanmaya devam edeceğim ancak kullandığım sosyal mecraların hiçbirinin güvenilir olmadığı bilinciyle kullanmaya devam etmekteyim. Bu sebeple ne kadar sosyal mecrada yer alırsak gizlenmemiz o kadar imkansızlaşıyor. İletişimin kolaylıkla sağlanmasıyla beraber insanlar bizi tanımadan bizler hakkında bilgi sahibi oluyor. Belkide kitlesel olarak karar vermeliyiz; bütün Dünya’da oluşan bu farkındalığa bizde evet diyip devam mı edeceğiz yoksa amaaan boşver diyip verilerimizin aktarılmasına göz mü yumacağız?

Leave a Comment

20 − 9 =